Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde şekillenen yeni ticaret düzeni, 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki KOBİ’ler için bir tercih olmaktan çıkıp sürdürülebilirliğin temel şartı haline gelmiştir. Özellikle ihracat odaklı çalışan firmalar için “Karbon Ayak İzi Yönetimi”, hem pazar payını korumak hem de yeni nesil yeşil finansman kaynaklarına erişmek için stratejik bir gerekliliktir.
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Riskler
2026, SKDM kapsamında mali yükümlülüklerin ve raporlama zorunluluklarının fiilen devreye girdiği kritik bir eşiktir.
Mali Yükümlülük: Karbon emisyonlarını uluslararası standartlarda raporlamayan işletmeler, Avrupa pazarında yüksek karbon vergileriyle karşı karşıya kalarak fiyat avantajlarını kaybedecektir.
Vergi İndirimi ve Süre Yönetimi: Yeşil dönüşüm yatırımları, 2025 yılında güncellenen yatırım teşvik mevzuatındaki 10 yıllık kurumlar vergisi indirim süresi gibi uzun vadeli avantajlarla desteklenmektedir.
- Yeşil Dönüşüm Hibeleri ve Teşvik Modelleri
Devlet, karbon ayak izini düşürmeye yönelik somut adım atan işletmeleri ödüllendiren yeni hibe paketleri açıklamıştır.
Enerji Verimliliği Destekleri: Mevcut üretim hatlarının düşük emisyonlu teknolojilere dönüştürülmesi projelerinde geri ödemesiz hibe oranları artırılmıştır.
Yatırım Zorunluluğu: Ar-Ge ve Teknopark kazançları üzerinden uygulanan %3’lük girişim sermayesi fonu aktarma yükümlülüğü gibi, yeşil fonlara yönelik yatırımların da 2026 bütçe planlamalarında yer alması beklenmektedir.
Yeşil Dönüşüm Yol Haritası Teşvik360 olarak, firmanızın karbon ayak izi ölçümlerini gerçekleştiriyor, emisyon raporlamalarınızı mevzuata uygun hale getiriyor ve yeşil dönüşüm hibelerinden maksimum düzeyde yararlanmanız için finansal modelleme sunuyoruz.





